Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

17 Şubat 2015 Salı

Hayatın tınısı,rüzgarla vücuda fısıldayan nağmeler

Şöyle bir dönüp bakınca hayatıma diye gireceğim ama dönmeyeceğim. Pek de önemli olmayan şeyler mevcut. Değerini yitiren anılar,hatırlanmayan hadiseler... Uzatmaya gerek yok. Önüme bakıyorum.Önüme bakmak istiyorum. İnsan kaç kez seviyor ya da kaç kez sevdiğini sanıyor. Zülme direnen ayakların baş kaldırısı. Senaryo mükemmel işleniş harika ama birşeyler eksik. Ayaklardan başrol olmaz.Başrol olacaksa kafalar olmalı. Derinlerden gelen dalgalar,kahrını çekiyor zamanın. Geç kaldım deyişleri, ne kadar sinsice yalanlar. Daha erken dediğimiz ve kendimizi avuttuğumuz saatler. Yaradılışa ters bu inat. Bu yakarış fizyolojik değil.Bedeni sapasağlam insanın ruhu darmadağın. Fikirleri ölmüş, düşleri bile vasatın altında. Sana cenneti vaad edemem sanırsın ama uykun geldiğindeki tokluk. Nefesiyatı dibine kadar algılayış. Hadi derin bir esneme ve taze umutlara yatış.Uçurtmayı vurdular. Sorgusuz sualsiz astılar uçurtmayı. Göklerin kartalı minik bir serçeye dalar gibi çakıldı yere. Hem de ayaklarından asmışlar onu. Tam da biz vazgeçmişken düşlerimizden tekrar çıkıyor karşımıza. Buradayım beni düşle diyor. Yalvarıyoruz hayata bu seferlik beni affet akşama tekrarlarım var.Önümüze çıkan fırsatları tepmiyoruz. Bize tepki olarak sunulan fırsatlar var. Ayarlaması kaçmış hayatın bu kadar zor olmamalı bir arkadaşa bakıp çıkacağız sonuçta ama daha o arkadaşı bulabilmiş bile değiliz. Belki de hiç bulamayağım. Belki benden önce başkası buldu ve o kader halkası koptu. Kaderin bir oyunu olsa gerek. Benimkisi körebe görmüyorum hiç bir belirti. Ama bu kadar zor olmamalı. Benim payıma da düşen birşeyler olmalı. Şimdi birilerini kurtarmam gerek. Kendimi kurtaramadığım bu paradigma dan birilerini kurtarmak gerek. Hani diyorlar ya sen delisin diye. Belki de deliliğe bile fazlayım.Esneyip duruyorum işte. Deli esnemesi ekran çatlacak cinsten bir acı. Hüznün ağlaması olmuyor. Gülmekten değerli kadrolu tipsiz. Seninle herşey güzel. Belki de değil güzeli unuttuk tarifini seninle yapiyoruz. Ne kadar güzel değil mi ? Seninle başladı herşey. Seninle bitmişken herşey yeni doğuyor insan. Güneş gibi tapılası bir adet.

9 Şubat 2015 Pazartesi

Son zamanlara dair.

 Elimden birşey gelmiyor.Hep hayatı erteledim.Günlük kısa mutluluklarla avuttum kendimi.Şimdi fırsatım vardı ama elimde birşey yok.Hala kendi hayatımı kuramadım.Hala saçma sapan işler yüzünden ne yaptıgımı bilmiyorum

15.07.2013

Zamanla biraz toparladım durumumu.Bu yazıyı yazdığım günden epey bi toparladım. Hem de şaşılacak şekilde. Ama tek eksik kısım kaldı ki o da bu yazıyı yazma nedendi. Bazı şeylerin telafisi vardır ama bunun yoktu. Neyin ne zaman geleceğini bilmezsiniz ve hiç hazırlık yapmazsınız ya ben de öyle yakalanmıştım. Hazırlığı boşver herşeyden evvel gençtim. Hala gencim ama çocuktum belki de. Yaş olarak olmasa bile hayata bakış olarak kendimi ne kadar rahat gördüysem de aslında sadece düşüncelerini zincirlemiş elinde avucunda hiçbirşeyi olmayan bir acizin tekiydim. Öğreniyor insan. Ama önce kapılarını açmalı,duymalı hissetmeli varolanları. Zaman bırakıp akışına kapılmaktansa akışı yönetmeli. Artık hedeflerim var. Bu uğurda çalışmalarım var. Uğraşlarım var ama hep bir yerde eksiklik var.Öyle kalmaz diye umuyorum. Nasıl ki seni yaşlandıran zaman beni de iyileştiriyor ya. Yine yaşlanıyorsun diye üzülüyorum.Doğum gününü kutladığım gibi. Bir gün değil bir sene eksildi hayatından.