Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Sağ Cebimde bir kutu bok.

Kadıköy'de bir özel hastanede check-up ım vardı.Karşı tarafa pek de alışkın olmadığımız ve yeni eğilim(trend)leri bilmediğimiz için 10 da olan randevu için 8 de kalktım.Önce Metroya bindim.Sonra taksimden otobüs'e daha sonra taksi ile hastaneye ulaştım.Saat 11 di.Neyseki amaçsız biryer randevu için neden saat vermişler anlamadım.Girmeden bir dal sigara içtim hemen.Psikolojik başka bir nedeni yok.Daha sonra kan aldılar vs.vs.En üst katta 2 kutu verdiler ve birine işe birine sıç dediler kabaca.Wc'ye girdim.Hadi idrarı hallettik.Sıç deyince de sıçılmıyor ki hemşire bacı.Daha fazla zorlamadan çıktım ve ben sıçamıyorum demeden hemşire isterseniz yarın getirebilirsiniz dedi.Nasıl olsa sonuçları almaya geleceksiniz.İyi dedim kabı aldım bir an rahatladım.Sonra o boku oraya nasıl getireceğim diye düşünmeden edemedim.Olm boku yedin.Çanta mı taşıyacağim bok için dedim.Neyse bunu da ayarlarız dedim.Dönerken Metrobüsle dönmeye karar verdim.Gelirken Taksimden otobüs'e binmenin nasıl bir mantığı vardı çözemedim.Aga Metrobüs varken burdan nasıl gelirsin sen.Bazen kendi kendimi yönetemiyorum sanırım.Eve gittim ve bu sefer bu boku bu kutunun içine nasıl koyucam.Nereye sıçabilirim de bu boku alıp bu kutuya koyarım.Kutuya sıçsam tutturmak sorun.Hem taşıyacağiz birde onu o kadar.Neyse ameliyat eldivenlerinden bir tanesini elime taktim ve elime sıçtım.Hiç de güzel bir duygu değil.Sonra kutuya koydum ve kutuyu götürmek için formül bulmam lazımdı.Onu da buldum.Bu kutuyu önce kokulu mendillerle bolca da parfüm sıktım.Sonra da etrafını çevirdim.Kapalı olmasına rağmen çok acayip kokuyor.Daha sonra 1 poşet üstüne paketledim ve montumun cebine koydum.Daha kıştı o zamanlar o yüzden montum vardı.Yazın olsaydı heralde kutuyu elimde götürmezdim :)Daha sonra yol boyunca acaba kokuyor mu ? Kokusunu alıyorlar mı ? düşünceleri eşliğinde terlemeye başladım.Avuçlarımın içi terliyor.Alnımda benek benek ter damlaları.Birinin birşeyi çalınsa tek ortak nokta ben olurdum heralde.Suçlu psikolojisi çöktü üstüme resmen.Neyseki yol bitti.Birazda erken indim.Hem sigara içerim hemde yürürüm diye.Bir arkadaşımı aradım o an.Bardak ile ilgili çok değişik olaylarım var.Sürekli bardaklı espri yaparlardı bana karşı.O esprilere aldırmıyormuşum gibi görünüyordu ama ilk defa o gün bunu aştım.Aradım ve arkadaşıma şuan cebimde bir bardak var ve içinde ne var tahmin et bakalım.Bok.O ana kadar çok kötü bir durumda olduğumu sanıyordum ama o bok beni kurtardı.Bardak ve içinde bok.Bana bardak esprisi yapanlara karşı da intikam aldım hissiyatına kapıldım.Ama zaten görüşmemiz pek zordu onlarla da :)Olsun yine de içimde kalmadı.Sonra teslim ettim ve aramızdaki bağ koptu.Bardağa karşı hep yenilmiştim.Artık geri dönme gibi bir şansım yoktu da zaten.Ama hep bardak ve onun izleri vardı.Bu bok beni bardaktan ve ona ait olanlardan temizledi.Aslında ilk başta gerçek bardak bok olmuştu.Bu bardaktaki bokda bunu anladığım andı.Teşekkürler bokçuk..

1 yorum:

  1. enteresan :) bir bok ile yolculuk zordur, ben gülerdim heralde baya bi. keşke benim de başıma gelsseymiş :)

    YanıtlaSil