Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

18 Aralık 2020 Cuma

Başlık koymak zorunda değilim.

 Uzun zaman sonra tekrar yazma ihtiyacı duydum. 3 katlı denizin kenarında doğru düzgün ısıtma sistemi olmayan bir yazlık evden yazıyorum. İzmir'deyim. Soğuk sabahlara uyanıyorum. Soğuk suyla yüzümü yıkıyorum. 3 kata 2 kere çıkmışımdır. 2.kata salonda uyuyakaldıktan sonra sabah 5-6 gibi son 1 saatlik uykumu geçirmek için çıkıyorum. Küçük bir bahçem var. Aralık ayından sonra daha da oturamadım. Evdeyken hiç konuşmadığımın farkına vardım. Yalnız insan kimle konuşur tabi. Kendi kendime de konuşmuyorum. Evet bir cenaze var farkında değilim henüz. İçimde kavga edecek heves de kalmamış. Çok kırıldı sanırım, damarlarım çatladı. Gözlerim eskisi gibi görmüyor bulanık her taraf artık. Umursamıyorum sanki hiç bir şeyi, umursamamak değil de umursayacak gücüm yok gibi geliyor. Haydi kalk diyorum, uyan artık tekrar başla diyorum. Olmuyor malesef. Eskiden hep beklerdim, geçecek derdim. Artık geçmesini de beklemiyorum. Kendi çabalarım bitti mucize bekliyorum ama gelmeyeceğini de biliyorum. Artık bundan dolayı da acı hissetmiyorum.



19.12.2020

İzmir/Dikili

25 Mayıs 2020 Pazartesi

Ne zaman çok mutlu olduk da şimdi iade ediyoruz.


Çok merak ediyorum. Ne zaman çok mutlu olduk farkına varamadık. Bu iade neden ? Yıllardır hep düzelecek diye uğraştığımız bu savaş neden ? Neden bize bu kadar zor geliyor ve hep daha çok çabalamak, daha çok düzeltmek, daha çok yara sarmak zorunda kalıyoruz. Bazı günlerin cehenneme dönüşünü neden görmek zorunda kalıyoruz ? Halledemiyoruz hiç bir sorunu. M.Ş'nin dediği gibi. Herkesin bir hikayesi var bizim ki de bu.

Belki bir gün karşılacağız.

 Belki bir gün karşılaşacağız.

Görür görmez gözlerimizi kaçıracak mıyız acaba ?

Ya da iki gözü kırparak sahte bir tebessümden sonra başımızı çevirecek miyiz ?

Yoksa hemen yan yana gelip bir merhaba diyecek miyiz birbirimize ?

Hemen bir yere gidip çay içecek miyiz ?

Doğru ya! sen çay içmezsin, kahve istersin.

Acaba kaç bardak içeceğiz, ne kadar konuşacağız ?

Yeni hayatımızdan, işlerimizden bahsedecek miyiz birbirimize ?

Soracak mısın ? Çok merak ediyorum,hayatında biri var mı diye ?

Ben soramam, çünkü sen terk edip gittin.

Ayrılırken o içten sıkı sıkı veda sarılmanı yapacak mısın ?

Tekrar buluşmak için sözleşecek miyiz ?

Ya da eve varır varmaz, yazacak mısın bana ?

Seni özlemişim diyecek misin bana ?

Tekrar deneyecek miyiz ki ?

Olacak mı bu sefer ?

Neden olmasın mı diyeceğim sana ?
Hiçbir şey söylemeden giden insana tamam mı diyeceğim ?

Ayrıldık biz bitti bile demeden hiçbir şey yazmayan insana.

Öyle, hiçbir şey olmamış gibi tekrar mı başlayacağız ?

Ne kadar bekleyeceğim bu anı ?

Pişman oldum dediğin zaman her şey hallolacak mı ?

Ben sana daha önce hallolmayan neydi de şimdi oldu demeyecek miyim ?

Yıllarını geçirdiğin, her sabah günaydın dediğin adamı böyle terkedip gittikten sonra..

Belki vicdanın rahat bırakmıyordur seni.

Belki de hakkaten o kadar kötü ve yalancısındır.

Umrunda değildir.

Son yıllarda sürekli söylediğim gibi herkes yaptıklarının bedelini bir gün öder.

Ben hepsini ödemiştim zaten.