Uzun zaman sonra tekrar yazma ihtiyacı duydum. 3 katlı denizin kenarında doğru düzgün ısıtma sistemi olmayan bir yazlık evden yazıyorum. İzmir'deyim. Soğuk sabahlara uyanıyorum. Soğuk suyla yüzümü yıkıyorum. 3 kata 2 kere çıkmışımdır. 2.kata salonda uyuyakaldıktan sonra sabah 5-6 gibi son 1 saatlik uykumu geçirmek için çıkıyorum. Küçük bir bahçem var. Aralık ayından sonra daha da oturamadım. Evdeyken hiç konuşmadığımın farkına vardım. Yalnız insan kimle konuşur tabi. Kendi kendime de konuşmuyorum. Evet bir cenaze var farkında değilim henüz. İçimde kavga edecek heves de kalmamış. Çok kırıldı sanırım, damarlarım çatladı. Gözlerim eskisi gibi görmüyor bulanık her taraf artık. Umursamıyorum sanki hiç bir şeyi, umursamamak değil de umursayacak gücüm yok gibi geliyor. Haydi kalk diyorum, uyan artık tekrar başla diyorum. Olmuyor malesef. Eskiden hep beklerdim, geçecek derdim. Artık geçmesini de beklemiyorum. Kendi çabalarım bitti mucize bekliyorum ama gelmeyeceğini de biliyorum. Artık bundan dolayı da acı hissetmiyorum.
19.12.2020
İzmir/Dikili