Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Haziran 2011 Pazartesi

Kader

Bazı insanlar vardır.Özlerler ama belli etmezler.Korkarlar hep verilecek tepkilerden.Başkalarına göre yaşarlar hayatı onların tepkilerine göre biçimlendirirler.Kabahatları var mıdır?Bence yoktur.Baskın değildirler öylece köşelerinde yaşarlar hayatı.Maçlarda gol olduğu zaman öne fırlayıp gooollllll!! diye bağırarak sağa sola zıplayan birbirinin üzerine atlayan tipler değildirler.İçlerinde çok büyük bir yangın çıkar ama dışarıda bir tebessüm o kadar.İnsanları takip ederler sürekli.Otobüsteyken,minibüsteyken yolcuları izlerler.Onların göze battıkları tek zaman ineceğinde düğmeye bastıkları zaman ya da müsait biryerde indirirmisiniz dedikleri zamandır.Çoğu zaman karışmazlar hayata , işleri dahilinde piyasadadırlar ,dışarı çıktıklarında hep eve en erken dönme yolunu seçerler.Aslında aradıkları huzurdur ve bu en çok evde bulunuyordur.Yoksa başka bir çabaları yoktur.Hergün ibne komşu arabasını bilerek onun yerine park eder ama ses etmezler biliyorlardır çünkü komşuları yavşağın tekidir.Onlar topluma zaman zaman kısmen dahil olsalarda asla bir parçası olmamışlardır.Gölgeleri bile yoktur Einstein edebiyatla bir ilgilenseydi kesin söylerdi bu lafı yani.Dikkat çekecek tek bir özellikleri yoktur.Toplumdan farklıdırlar bambaşkadırlar ama toplumun içinde onların aynılarıdırlar.Bir tek içlerinde taşırlar farklılıklarını belli etmezler çoğu zaman.İyice tanınınca kaçmak isterler hep.İnsanların onları daha çok tanımasından nefret ederler.Bir tek kendileri bilmek isterler kendilerini.O yüzden çok arkadaşları yoktur zaten olanlarla da pek görüşmezler.İçten içe yaşarlar kimsenin bilmesine gerek duymazlar.Hal böyle olunca genel olarak katlanırlar.Her ne olursa olsun isyan etmek yerine alışmaya katlanmaya çalişirlar.Herkes bir kahraman yaratma peşindeyken onlar sadece huzuru ararlar.Sessizliğe kimsesizliğe aşıktırlar.Uğraşmak sürekli çalişmak,hırs onlara göre değildir.Sadece az biraz huzur.Mükemmel değillerdir ama dünyalarının farkındadırlar.O yüzden tanınca kaçmak isterler.Kendilerini bir tek kendileri bilmek isterler.Geçmişlerinin bir tek kendileri tarafından bilinmesini isterler.Aile ile özlemleri bir günlüktür.Ertesi gün yine tanındıklarını hissederler.Belki bir sürü vardır bu insanlardan.Sınıflarınızda böyle bir sürü insan vardı.Çoğunu hatırlanmıyordur.Çoğu hergün yanımızdan geçer.Hiç dikkatimizi çekmezler.Bazı insanlar vardır.Bazen vardırlar.

14 Haziran 2011 Salı

Öze dönüş,kendini şizofren sananlara büyük hakaretler...

Son zamanların yükselen  eğilimlerinden birisi de şizofrenlik.Üç cümleyi yan yana getiren kendini şizofren diye tanımlayarak toplumda sükse yaptığını zannediyor.Sanal alemden hiç bahsetmiyorum.Şizofrenik sancılar,sizofrenleştiremediklerimizdenmisiniz,şizofren aşka mektup...Pardon Cezmi abi :)Ama bokunu çıkardılar.Öyle birşey oldu ki Türkiye'de şizofreni olmak hastalıktan ziyade iyi birşeymiş gibi görülmeye başlandı.Tabi ünlü bilim adamlarının,yazarların epilepsi,şizofreni gibi hastalıkları olduklarına dair haberlerin de yayılmasıyla artık kanalizasyona inen bir boru hattımız daha olmuştu.Çok yakınen 2 şizofren tanıyorum.Bir tane de yeni yeni hastalığa girmekte olan biri ve yetişmekte olan küçük şizofren ile 4 kişi ediyor.Şeker gibi anti depresan alıp 6 ay düzenli kullanmayınca birşeye yaramadığını bilmeyenlere ibret olsun diye neredeyse 20 senedir ilaç alan kişiler bunlar.Almadıkları zaman odadan çıkmaktayı bırakın yataktan kalkamıyorlar.Yeni hastalığa giren kişinin ben daha çok kendi literatürümde Einstein hastası olduğuna inanıyorum.Okuma-yazmayı özel rehabilitasyon okullarında 12-13 yaşarından öğrenen birisi.Hiç yazar olanına rastlamadım.Bir tanesini gece evden çıkıyor ve 40 km uzakta ormanlık alanda uyurken bulunuyor ne yaptın sorusuna verecek cevabı yok tabiki.Eee ne diyorduk.Yeni yetme şizofrenleri bizim tecrübeli abilerimize yollasakta bir iki maceraya soksalar bunları.Ebelerine selam çaksalar hep bir ağızdan..

Çatlak,İncinmiş ve yanmış bir sol el.

Bloga uzun süredir yazmıyor olmamın nedeni aslında sıkıldığım değil,sol elimin arızalanmasıdır.Aslında tabi ilk baştaki aptal aptal yazma hevesi bir ara nasıl sabik düşünceler içinde yazıyor olduğumun farkına zamanla vardım.Özeleştri yapmam gerekirse hakaret desen edemiyorum,düzgün güzel birşeyler yazmak desen yazamıyorum hayatta herşeyde olduğu gibi bunda da vasat biriyim.Ulan bok herif resimler,kenar süsleri felan alla pulla desen blogu onu da yapamıyorum.İşte herşeyim vasat.Ama sorsan aşırı derece de mükemmelliyetçiyimdir.İşte genel olarak insan paradigmasının bok yemeleri bunlar.Neyse konuya dönecek olursak önce sol elime çarpan top yüzünden sol serçe parmak ile yanında nişan parmağı gitti.İlk 2 gün aşırı derece şişti şuan oynatabiliyorum ama hala kısmakta problemler yaşıyorum.Onun haricinde aynı sol elin ki zaten başka sol elim yok baş parmağın dış tarafı ile işaret parmağının uç iç tarafı da kızgın demiri tutmam yüzünden yandı.İşin özü sol elimde kullanabildiğim yüzde yüz hasarsız bir tek orta parmağım kaldı.Onu da malum heryerde kullanamıyorum.Bence bu bir işaretti.Türlü türlü her boku yazıyorsun ulan bloga kalite seviye hiçbir bok yok demeye çalışıldı sanırım.Buna uyaraktan zaten kalan son 2 ayım dolayısıyla daha az aralıkla yazmalıyım kanaatine vardım.Askerdeyken bol bol yazarım ama orda hakaret edilecek birçok mevzu olacak da zaman olur mu bilmem.

7 Haziran 2011 Salı

Krolar vs apaçiler

Haftasonu bunu öğrenmek için ideal birgündü.Modelini reklama girer diye söylemeyeceğim ama arabadan anlamama rağmen borbedli bir aramız vardı.Tahmin edebileceğiniz gibi kliması yok.Camlar açık müziğin sesi yüksek ve arabesk çaliyor.Trafik sıkışık herkes biryerlere gitme peşinde deniz,piknik vs.Ellerimizde biralar sıkışıklıktan faydalanarak daralma,sinir,istanbuldan nefret felan etmiyoruz.Trafiğin sağ şeridindeyiz ve bize bakan bütün sol şeritteki arabaların camları kapalı.Neden bende anlamadım :) Olayı iyice abartıp tşörtleri çıkartıp atletle daha fazla korku salmaya devam ediyoruz.Hatta bir arkadaşımızın atlet giyme gibi bir tarzı olmadığı için soyunuk olması da cabası.Çok şükür ki kıllı yapısı havamıza hava katıyor.Derken pejo 206 model içinde 5 kişi olan cıstak cıstak müzik çalan bir araba yan tarafımıza geliyor.Artık trafikte tam olarak sıkışmış bir durumda.Onların doğaldan göğüs kıllarını gösteren tişört ve gömlekleri karşısında atletlerimizle sahadayız.Çakma raybanlarına karşı markası olmayan osmanbey patentli gözlüklerimiz var.Müzikler çatışıyor elbette.Kesişiyoruz psikolojik bir savaş halindeyiz.Ama yaş olarak bizim bir alt neslimiz diyebiliriz bunlara o yüzden korkuyorlar.Ama herşeyden öte saygı duyuyorlar.Hareketlerini kontrol altına almış vaziyetteler.Biz tam geçiş dönemine denk gelmiştik.Kroluktan apaçiliğe geçiş dönemine..Cıstak cıstak müzikler dinleyenlerin yine de az olmadığı dönem gençliğindeydik.Ama biz özümüze geçmişimize sahip çıkarak arabesk müzik ve kahrolası bir yaşam tarzını seçmiştik.Bunu onlar da biliyorlardı.Saygıları belki de nesli tükenmekte olan bir kaç iyi adamaydı.Tesbihlerimiz kalp atışlarımıza göre sallanırdı bizim :)(Çok attım galiba) Daha sonra bu elemanlarla tek şeritli yola kadar gittik ve arkamızda kaldılar ama bizi geçmeyi hiç denemediler.Aynı plaj ? a girdik ve bize en uzak yere gitmeyi tercih ettiler.Biz onlardan bir önceki isyankar aykırı artık herneyse kesimdik.O yüzden saygı duyuyorlardı.Bugün hala Krolar>Apaçiler.Yaşa NihaD Reyiz>Daner

1 Haziran 2011 Çarşamba

Tomorrow never dies..

Bir günü atlamışlar.Bilmediğimiz bir günü hemde.Tek bir guruh için yüksek ihtimalle bilinen bir günü.Nasılsa olacak hissiyatına sahip kimse yoktur elbet.Akli uzuvları normal her insan olabildiğince geç olmasını ister.Sadece umutlar tükendiğinde sebep arar.Bu yüzden intihar edenlerin düşüncelerini hep merak etmişimdir.Sorun neydi demeyeceğim elbette.Mutlaka sorunlar vardır.Azdır çoktur buna göre de insanın dayanma gücü vardır.Hepimiz maşallah Fatih Altaylı değiliz depreme eğlence gözüyle bakip o andaki müthiş adrenaline hayran kalamayız.Peki bu dayanamayanların en ortak yanları neydi acaba ?Her zaman aklıma gelir.Rasim abi bir ibneyi oynadığı Kabadayı filminde mafya bunu sorguya çektiklerinde konuşmaz ve adamlara gider de yapar bendeki göt hanginizde var der.Bu kişilerde en değerli şeylerini veriyorlar.Canı için bütün mal varlığını feda etmeyecek adam var mıdır ?Bu adamlar bir çırpıda atmışlardır.Gidip aga ne büyük göt varmış sizde de helal olsun demek istiyor insan.Ama peki bunların ne kadarı pişman ?Geri gelmek istiyorlar mı ? Tekrar bir şans verilse o fiili icra ederlermiydi?Bunları sormak lazım bunlardan birine.Ama öyle bir şansımız ölene kadar yok.Meraktanda ölecek götümüz de yok açıkçası yemez.Ama kişisel fikrim olarak bazı noktalarında anlayamadılar hayatı ve dayanamayacakları kadar yalnızdılar.Öyle hissetmişlerdir.Onları yalnız bırakmamakla sorumlu değil kimse de.Herkes kendi yalnızlığından sorumludur.Bunlar genel olanlar diyebiliriz.Ama sen herşeyden kaçmayı marifet bilip,belli gerçeklerden kaçmayı tercih edersen.Kusura bakma orda ne bok yediğini bilmiyorum ama aynen o boku yersin.Sonuçlarına katlanamayacağın eylemlerde bulunmayacaktın.Bu arada intihar erkek adamların işi.Arkasında mektup bırakanlar da daha çok yavşaktırlar.30 dakika sonra 6.kattan atlayacak birisi ne kadar doğru düşünceler içinde bulunabilir de bunları yazabilir.Kaçıp kurtuldun.Umarım mutlusundur.Zira bu dünya alışmak diye birşey var.Orasını bilemem.Kendi yarınlarını öldürdün.Bizimkilerden de birazını aldın.