Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

20 Mayıs 2011 Cuma

Nedenini bilmeden onca sene yaşadım...

Nedenini bilmeden onca sene yaşadım.Nedenini öğrendiğimde yaşamak için geç kalmıştım.Yaşamak için bir nedenim vardı ama yaşamın beni hayatta tutmak için bir nedeni yoktu artık.Azrail peşimde iyi hoş ama biralexdeğil yani.Bugün duygusal bir giriş yaptık.Kötü sonla biten bir filmin ardından o duygu yükü tamamen omuzlarımda büyük bir yük iştigal ediyorken geldim hemen yazmaya başlayacaktım.Düzensiz hayatın düzensiz gelen boku beni wc'ye gitmek zorunda bıraktı.Aslında iyi oldu iyice düşündüm planladım herşey yerli yerine oturdu.O acılı lahmacunları yapan ustaya da bir güzel giydirdim.Herşey karşılıklı ne de olsa.Şimdi konuya tekrar dönelim.
  Çok hafif fikirlerim vardı hayata dair.Hiç plan yapmamıştım.Öyle nedensiz boşta takılan semtin işlek caddesinin varoşvari delikanlılığın korsan kitabını yazmış çocukları gibi takılırdım.Genellikle hava olsun diye kalbim yorgun ve olgun derdim.Ama hiç bilemezdim gerçekten öyle olduğunu.İleri ki yaşlarda pek sorun etmiyor ama bu yaşta çok büyük sorun.Koşarken 2 kez düşünüyorsunuz.Hatta biraz aptal olanların 3-5 kez düşündükleri de oluyormuş.Ama zekama bok kondurmam ben 2 kez düşünüyorum.Bedenim çok şerefsiz.Doktor dedi bedenin seni kandırmasın genç duruyor ama yaşlı biri gibi hareket etmelisin.Sen 25 yaşında değil 55 yaşındasın.Bir bakıma sevindim.55 yaşındayım ama şu cilde bak.Saçlarım bile duruyor içinde beyaz bulan ibnedir.Gözaltı biraz mor ama çöküntü yok...
    Arada durduk yere birden hızla atıyor tık tık tık tık.Durduk yere heyecanlanıyorum sanıyorum.Ama öyle değil işte.Sıkıştırıyor beni ben buradayım diyor.Okuldaki arsız,yaramaz artist çocukların ufak sünepe çocukları bi kenarda sıkıştırması gibi öyle 2 tokatlıyor sonra yolluyor.Eskiden hiç farkında olmadığım şeyleri şimdi apaçık görebiliyorum.Aslında değer veriyorum artık hayata.x'e y'ye değer verdiğim gibi değil.Ne yapiyorsam son kez yapiyor olabilirim düşüncesiyle yaptığın herşeyin hakkını veriyorum.Birine sarılırken ağız kokusunu,kalp atışını hepsini hissedebiliyorum.Saatlerce uyurdum.Şimdi gerektiği kadar uyuyorum.Yine de çok uyuduğumu düşünüyorum.Burda bile kalite farkı var.Belki 50 sene daha yaşasaydım bu yaptıklarımın çoğunu yapamayacaktım.Ama farkındayım olayın.Son kartlarım elimde bakalım ne zaman rest çekicem hayata.Pokerde de çok kötüyümdür zaten bir de bu ibne hayat elinde flush royal beni bekliyor.Bütün paramı bastığım anda çökecek bana.Neyim varsa alacak.
Herşeye bir teselli bulurdum ya bu yüzden aldırış etmezdim hayata.Bu kalemler düzenli dursa ne olur durmasa ne olur kalem yazmak için değil midir derdim.İşte şimdi öyle diyemiyorum.Yine bir şey anladım.O kalemleri toplarken düşünüyor insan.Elbiseleri toplarken,katlarken düşünüyor insan.Yine düşünüyorum annem bir filozof olamalı diye ama o akşama ne yemek yapicam diye düşünüyor.Bu yüzden dünyanın en iyi aşçısı.Ben düşünüyorum sadece.Bunca yıldır kendimle başbaşa bir o kalemleri toplarken,kitapları dizerken kaldığımın farkına vardım.Bunca yıldır yeni farkettim beni.Yavşağa felan benziyor ama özeleştiri işte sonuçta.Şikayetten başka birşey demiyor bana.Bunca sene bir bok yapmamışım sanki onu yapalim bunu yapalım.Biraz yavaş ol olm bende kalp var...

3 yorum:

  1. öncelikle adettendir, geçmiş olsun..insanoğlu herşeye alışıyor, kolsuzluğa bacaksızlığa kalpsizliğe.. çok acaip değil mi? bi salaklık var bu dünyada, ben de hep düşünürüm, saçma lan herşey

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler.Alışmasına alıştım da bir türlü hapımı yanımda taşımaya alışamadım.Kışın her montumda ilaçlarım vardı yaz geldi ne yapacağimi bilmiyorum :)Kalp çarpıntısının kötü bir yanı kime aşık olduğunu anlayamıyor insan.Sürekli çarpıyor :)

    YanıtlaSil
  3. blogundaki en güzel yazının altına yorumu çakayım. yesyeni bir blog oluşturup ziyaretçilere bunları da okuyun diye bir blog listesi seçmiş olmanı taktir ettim efendim.

    YanıtlaSil