Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

26 Temmuz 2011 Salı

Kalabalığa ait olmak.

Assasin creed oynamışlar bilir diyeceğim ama assasin oynayanlar içinden buraya okuyan olmaz sanırım.Bak bak yavşaği görüyormusun 2 yorum aldık diye okuyuculara göre yazmaya başladık sanırım.Neyse böyle olduğu zaman kendi kendimi tokatlıyorum.O oyunda yoldan geçen grup halindeki bir kalabaliğa karışmanız sayesinde askerler sizi görmeden ilerleyebiliyordunuz.Felsefik bir tanımlamayla sıçmaya hiç niyetim yok zira bu ülkede filozof bitmez bizim ne haddimize.Maladan kürekten tuğladan anlarım ben.Bu tanımdan başka bir tanım bulacak kadar da zekamın olmadığına şimdi karar verdim.Neyse,işlek bir caddeye ait uzman bir fotoğrafçı tarafından çekilmiş bir foto diyecektim ki eline digitali alıp sağda solda ot bok börtü böcek çeken sanatçı süsü verilmiş ama içinden tamamen yavşaklıktan başka birşey olmayanları da es geçmeyelim.Bu fotoğrafı alıp baktığınız zaman bir kalabalık herkes birşey yapıyor olarak gözükür.Ama aslında öyle değildir.Bazı insanlar o kalabaliğa ait değillerdir.Sadece orda bulunuyorlardır ama varlıkları pek birşey ifade etmiyordur o kalabalık adına.Benim tabirimle gölgemin yürüdüğü salt bir kalabaliğa aidiyet duygusundan muaf tutulmuş bir beyincik.Bütün kalabalığı en ince ayrıntısına kadar gözlemliyor,çoğunu etiketliyor ve çoğuna da bir kulp takıyor.Evet tam bu pozisyondayım.Karşı sağ tarafta bir çocuk parkı,mısır satan seyyar satıcı,bağımsız milletvekili tanıtım şeysi,otobüsten inenlerin yarattığı kalabalık,gelip geçenler kimse benim farkımda değil.Bende o kadar dalmışım ki birisi üç kez seslenmesine rağmen duymamışım.Sordu sorusunu aldı cevabını o da yoluna baktı.O an farkına vardım ki.Ben bu kalabaliğa hiç ait olmadım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder